REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Sol Medya

40 Yıl Oldu 12 Eylül,  Hey  Gidi Hey!..

40 Yıl Oldu 12 Eylül,  Hey  Gidi Hey!..
Mustafa Torun
Mustafa Torun( drmustafatorun@gmail.com )
151
12 Eylül 2020 - 11:45

Aklımıza o zamanlarda söylenen bir türkü geldi.
Hüseyin İlbey’in sözünü ve müziğini yaptığı,Sadık Gürbüz Usta’nın çalıp söylediği bu eseri dilerseniz bir kere daha anımsayalım..Ne dersiniz?

Demiri toz ederler,
Kan serperler gökyüzüne…
Sevgiyi yoz ederler loy..
Kül ekerler kör gözüne…
Benim sevdam muratsız loy..
Ölüm düşmüş ellerime…
Kurşun bile kar etmiyor,
Şu susmayan dillerime…
***
Hâlâ dinliyoruz bu
türküyü değilmi dostlar?
40 yıl oldu 12 Eylül olalı..
Hey gidi hey!!..
12 Eylül öncesi toplumsal,siyasal ve ekonomik olguları şöyle bir gözden geçirirsek,”FAŞİST ASKERİ DARBE’yi”anlamamız daha kolay olur. Böylece belleğimizi yenileyip bu zulmü sonsuza kadar aklımızdan çıkarmayız.

***
Sivas,Çorum,Maraş toplumsal olayları ayak sesleri idi faşizmin.
Toplum adeta yarılmış,hergün kan gövdeyi götürüyordu..

***
Siyasal çatışmalar toplumsal uzlaşmanın gerçekleşmesi önündeki en büyük engeldi.
Ancak 12 Eylül’e giden yolda en belirleyici olan baş çelişki EKONOMIK BUNALIM VE AÇMAZI idi…

***
Bunun için ekonomi de makas değişikliğine ihtiyaçları vardı.
Bunu adım adım ördüler…

***
24OCAK 1980 EMONOMİK KARARLARI uygulanmaya başlanmıştı…
Bu kararların toplumsal ve siyasal karşılığının oluşturulması gerekiyordu..
Bu kararların can alıcı noktası;
*Serbest piyasa ekonomisi ve NEOLİBERAL politikalar idi..

***
Bunlar neleri içeriyordu?

*Emekçi sınıfların örgütlenmesine,
*
Üniversitelerin demokratik eğitim isteğine,
*
Halkın eğitim ve sağlıkta doğru yönlendirilmemesine,

Kısaca topluma dar gelebilecek ve soluk almasına engel olacak uygulamalardı..

***
Bu uygulamalar PARLEMENTER sistemle yerine getirilemezdi…
*
***
Parlementonun feshi,
*Siyasi partilerin kapatılması,
*Toplumsal direncin kırılması,
*Örgütlenme özgürlüğünün engellenmesi gerekiyordu..

***
*En önemlisi 1960 Anayasanın sağladığı özgürlüklerin tırpanlanması ve yeni bir anayasa idi..
“BAŞARDILAR!!!”

***
Arkalarında dünyanın o günkü efendisi ABD Emperyalizmi vardı.
Birde halkı adım adım bu gelişmeye hazırlamışlardı.
Toplumu ILIMLI İSLAM ile yönetmek temel amaçlarıydı.

***
Doğu ve Güney Doğu’da yaşayan halka uçaklardan; Kuran ayetleri yazan bildiriler atarak,toplumsal birliği sağlamayı amaçlıyorlardı..

***
Ilımlı İslam ile toplumun siyasal yapısını ve dokusunu adım adım örerek bugünlere gelmemizi sağladılar.

***
Neler mi oldu?
*Sağlık alınıp satılabilir bir meta halini aldı.
*Eğitim aynı şekilde paralı hale getirildi..
*Emekçilerin sendikal örgütlülüğü en aza indirildi.
*Üniversitelerin başına YÖK “bela edildi”.

***
Çok daha önemlisi;
Toplumun düşünmesine pranga vurulması idi..

***
*Böylece itiraz eden toplum yerine herşeye boyun eğen ve DÜŞÜNCE TEMBELLiĞiNI kabul eden bir yapı oluşturuldu..

*17 yaşındaki ERDAL EREN’in yaşı büyütülerek idam edildi.

***
O günlerin en veciz sözünü söylemişti darbenin lideri;
“Asmayalım da BESLEYELİM Mİ”…

***
Zor bir dönem idi.Ama yukarda belirttiğimiz gibi etkilerini yaşamaya hala devam ettiğimiz gün gibi ortada dostlar..Daha ne diyelim?

****
Sözlerimizi sevgili Sabahattin Ali’den bir dize ile bitirelim..

Yaşlar ki bir ırmaktır,

Dertleri sürür gider..

Gözyaşları içinde seneler,

Yürür gider..

Uzm.Dr. Mustafa TORUN
Cafer KESKİN (Eğitimci-Yazar)

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Advert

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.