Bugün 23 Şubat 2025, Pazar!
“SEÇİM 2025!”
7 ay öne çekilmiş Federal Parlamento seçimleri yapıldı.
Sandık başına giden her seçmen 2 oya sahiptir.
Seçmen ilk oyunu Federal Meçlis’e gitmesini istediği siyasi partinin milletvekili adayına kullandığı gibi, ikinci oyunu ise bir siyasi partiye verdi.
Şu an saat 18.10. Bugün Almanya için, demokrasisinin etkileneceği, bir kader günü diyebiliriz.
Lübeck’in Belediye Sarayının büyük borsa salonunda, seçim sonuçlarını izliyoruz.
Lübeck’in 111 seçim sandığının ilk sonuçları yavaş yavaş geliyor.
Sonuçlar belirlendikçe, ben de buradan size bilgi vereceğim.
Lübeck siyasetinin kalbi bu akşam bu salonda atıyor. Biz izleyenlerin kalbi de boğazımızda atıyor.
Açılmış ve sayımları yapılmış bazı küçük sandıklardan, SPD’nin önde çıktığını, Belediye Başkanı bay Jan Lindenau’nun mikrofondan yaptığı açıklamalar, alkışlarla destekleniyor.
Az önce kentimizin valisi bay Henning Schumann
eşi ile basın masasının önünden geçerken, bakıştık ve eşi ile masanın karşı tarafından uzanıp, selamlaşıp el sıkıştık ve: “İyi ki buradasınız” dediler.
Seçim öncesi seçim araştırması yapan Lübeck Thomas Mann lisesinden o grup öğrencide
salonda.
Grubun arasında vatan şairi Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın manevi oğlu spor öğretmeni arkadaşım Enver Duman’ın sevgili kızı Suna’yı da görüyorum.
Suna’a da beni görünce bir kız arkadaşı ile geldi ve selamlaştık. Kısa olarak çalışmalarından bahsetti ve babasının benim de bu akşam bu salonda olacağımı söylediğini ve kalabalıkta beni aradığını da söyledi.
Gelen sonuçlar, SPD için, ne yazık ki şimdilik iyi değil. Sonuçda, CDU/CSU’nun ırkçı parti AfD ile hükümet kurma hatasına düşmemesini arzu ediyoruz.
Salon kalabalık ve sıcak. Pardesümü çıkarıyorum ve ve her iki iç cebine adres kartvizitlerimden birer tane koyup, içini dışına çevirip, güzelce dürüp, bir köşeye yerleştiriyorum.
2023 yılında, aynı renk ve marka pardesümü böyle blr kalabalık toplantıda çıkarıp, bir köşeye bırakmıştım.
Sonra da ne oldu biliyor musunuz? Pardesümü yerinde bulamamıştım. Sonra da gidip aynı marka ve renkte bu pardesüyü satın aldım.
Takıntı bu ya, ne edersiniz?
İnsan hatalarından öğrenmeli.
24 Şubat, saat 01.10 itibarı ile Federal Almanya’da, ARD kanalının verilerine göre, ekranda altyazı ile geçen son veriler şöyle: SPD %16,5 / CDU-CSU %28,5. / YEŞİLLER %11,7 / FDP %4,4 / AfD %20,7. / SOL PARTİ %8,7. / BSW %4,9 ve
DİĞER PARTİLER BİR ARADA %4,1. !!!!!
Seçime katılım oranı, geçen döneme göre yüksek, %85,6 !
Bir önceki (2021) Federal Parlamento seçimine göre oy olarak – kayıp, ve + kazanımları şöyle:
SPD %-9,3 / CDU/CDU %+4,2 /. YEŞİLLER %-2,5. / FDP %-6,6 / SOL PARTİ %+4, / AfD %+10 / BSW %+4,9 / DİĞER PARTİLER %-4,8 !!!
Bu sonuçlara göre, %5 barajını aşan siyasi partilerin Federal Parlamento’da sahip oldukları koltuk sayısı da şöyledir: SPD 121, CDU/CSU 208, YEŞİLLER 85, AfD 151, SOL PARTİ 64 ve DİĞER (?) 1.
FDP ve BSW partileri %5 barajını aşamadıkları için parlamentoya girmeye hak kazanamadılar.
FDP lideri Christian Lindner, parti genel başkanlığından istifa edip, aktif siyaseti bırakacağını açıkladı.
Seçimin galibi şüphe yok ki ırkçı AfD partisi olduğu gibi, halkın CDU/CSU ve AfD’ye meydanlara çıkıp aşırı tepki vermesi üzerin SOL parti de bu seçimde tekrar parlamentoya girme şansını yakalamış oldu.
Almanya Federal Parlamentosunda toplam koltuk sayısı 630 olduğuna göre, hükümeti kurmak için 316 milletvekiline ihtiyaç var demektir.
CDU/CSU seçim öncesi, AfD ile çalışacağını söylemesi üzerine, ülke düzeyinde büyük kalabalıklar bir araya gelip, büyük protesto mitingleri düzenleyip, CDU/CSU’yu kınayıp, ırkçı AfD’yi de lanetlediler.
Halktan yediği büyük zılgın üzerine CDU/CSU parti genel başkanı, AfD ile çalışmayacaklarını açıklamak zorunda kalmıştı.
Şimdi üzerinde durup yorum yapılacak konu: hükümeti kurmak için tek bir partinin milletvekili sayısı yetmeyeceğine göre, hükümeti hangi partiler bir araya gelip kuracaktır?
Remzi Uysal