Alper AKÇAM
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yazarlar
  4. Nevruz, Barış, Kardeşlik ve Berekettir

Nevruz, Barış, Kardeşlik ve Berekettir

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

NEVRUZ, BARIŞ, KARDEŞLİK VE BEREKETTİR

SELAM OLSUN NEVRUZ KUTLAMAYI HAK EDENLERE…

Türkiye, büyük siyasi olayların yaşandığı, toplum çoğunluğunu oluşturan kitlelerin, üniversite öğrencilerinin, muhalif siyasi partilerin, sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin ayağa kalktığı, gösteri yasaklarına karşın sokağa çıkma çağrılarının yapıldığı, ülkenin dört bir yanında coşkulu ve öfkeli kalabalıkların meydanları doldurduğu çok gergin bir ortamda Nevruz kutluyor.

Bugün 21 Mart, Türkiye’deki karmaşanın yaratıcısı farklı siyasi görüşler ve iktidar mensupları da Nevruz için demeçler verecekler, Nevruz kutlamaya kalkacaklar. Nevruz’u kutlamak, yalnızca gerçekten barışı, kardeşliği, bereketi düşünenler, bu konuda dürüst olabilenlerin hakkıdır.

Nevruz, Asya halklarının bahar ve bereket bayramıdır. 21 Mart’ı, Türklerin de aralarında olduğu birçok Asya halkı, özellikle farklı siyasi sınırlarda yaşayan Kürt halkları ve İran, Nevruz, ya da Bahar Bayramı olarak kutlar. 21 Mart’ta Kuzey Yarımkürede kıştan çıkılmaktadır artık, bahar her türlü muştusuyla, bereketiyle, çiçeğiyle, böceğiyle gelmektedir. Aynı tarih güney yarımküre için sonbahar başlangıcıdır…

İnsanlık tarihindeki hemen tüm bayram ve şenliklerin mevsim dönenceleri ile çok yakın bir ilişkisi vardır.

Nevruz kutlamalarının da birçok ülkede birden aynı dönemde yapılması, çeşitli halklar ve inançların, mitoloji ve ritüellerin akrabalığına, kardeşliğine de işaret eder; şenlik ve karnaval kültürünün tarihi kökenlerini aydınlatır.

Kadim Anadolu’da, Hıristiyanlar’ın Paskalya Yortusu kutladıkları o günlerde, Müslümanlar da şölenler düzenlerler, çocuklar kırmızıya boyanmış yumurta tokuştururdu. Betnem’de dağlardan toplanan ardıç dalları yakılır, Hasır Küfrü’nde eski hasırlar ateşe verilirdi. Bu şenliklerde Hıristiyanlarla Müslümanlar yan yana gelirdi.

21 Mart, aynı zamanda, 21 Mart 1973 günü yaşamdan ayrılmış Âşık Veysel Şatıroğlu’nun adı ve yaşam hikâyesi üzerinden, Türkiye’de halk kültürünün anlamı, köylülük ve halk kavramı üzerine çok önemli ufuklar açar… Yedi yaşında çiçek hastalığından gözlerini yitirmiş olan âşığın herhangi bir eğitimi yoktur, dinlediği diğer halk âşıkları ve içinde doğup büyüdüğü sözlü kültür geleneğine ait anlatılar dışında hiçbir ders görmemiştir… Ama bugün Veysel’in türküleri, onun kurduğu deyişler üstüne başka sanatçıların seslendirdiği parçalar dilden dile dolaşmaktadır; O, artık ölümsüzleşmiş bir sanat dehası olarak tarihe geçmiştir…2023 yılı, Uluslararası Eğitim, Bilim Kültür Kuruluşu UNESCO’nun 41. Genel Konferansı tarafından Âşık Veysel Yılı olarak kabul edilmişti. Bütün dünya milletleri birlikte verdikleri bir kararla, Veysel’i n adını ölümsüz insanlar arasına kattı. Emperyalizm ve yerli talancı ortaklarının bir yüzyılda neredeyse yok etmeyi başardığı köylülüğü küçük görenlerin, bu noktada durup bin kere düşünmesi gerekir sanıyorum.

21 Mart, 1999 yılında UNESCO tarafından alınan bir kararla Dünya Şiir Günü olarak da kutlanmaktadır.

Bugün en başta Prof. Dr. İzzet Özgenç’in Nevruz’u kutlu olsun.

Bir zamanlar Cumhurbaşkanı’na danışmanlık yapan, ona ağabey diye seslenen ve halen Türkiye Bilimler Akademisi üyesi bulunan, yürürlükteki 2005 tarihli hukuk reformunun planlayıcısı olan Prof. Dr. İzzet Özgenç’in son yaşanan olaylarla ilgili olarak sosyal medyada paylaştığı ve Cumhurbaşkanına da gönderdiğini söylediği bilgi notu, halkın oylarıyla seçilmiş yerel yöneticilere karşı başlatılmış yargı soruşturmalarını yürütenlere, onlara açık ve gizli destek verenlere, kamuoyunu yalanlara dayalı düşmanca duygularla birilerine karşı yanıltamaya çalışanlara bir ders niteliğindedir. Nevruz kutlamasını içtenlikle ve gerçek bir biçimde yapmak isteyenlerin bu açıklamayı okuyup ona göre davranmaları, bu özen günde yapılmış yanlışlıkların, atılmış kin ve nefret tohumlarının, yargının araç edilmesiyle oluşturulmuş soruşturma, tutuklama ve saldırıların toplumda yol açtığı derin üzüntü ve itiraza karşı kendilerini gözden geçirmelerinde yarar vardır.

Prof. Dr. Özgenç, Ekrem İmamoğlu’nun diploma iptali için “İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünün diploma iptaline ilişkin kararının hukuka aykırı ve izahtan vareste” olduğu görüşündedir. Özgenç’e göre soruşturmalar da yasal bir yol izlenmemiştir. “Müfettiş incelemeleri yapılmadan, gerekli hazırlıklar olmadan ve soruşturma izni alınmadan” açılmış soruşturmalar, gözaltı karaları, polis baskınları yasal değildir… “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kendisine vazife olmayan bir olayı soruşturma konusu yapmıştır.”

Birçok dürüst, evrensel hukuk ilkelerine ve yasalara saygılı hukukçu gibi Özgenç te, bir “yargısız infaz” olduğu görüşündedir. Bu “infazın” yargı eliyle yapılmış olması da büyük bir trajedidir.

21 Mart, insanlık kültürünü bölüp parçalayan, doğuştan başlamış bir “Medeniyetler Çatışması” uyduruk teziyle halkları birbirine düşman eden emperyalizm ile çıkarları için ona uşaklık yapanlara, hayata yalnız yalan ve talan mantığıyla bakanlara, mazlum halkların ve insanların coğrafya ve emekleri üzerinde saltanat kuranlara karşı da bir uyanış, derleniş günü olsun…

Yaşasın Nevruz, yaşasın barış ve kardeşlik, yaşasın halk kültürü ve Âşık Veysel, yaşasın şiir, yaşasın insanlık…

Gününüz aydın olsun değerli dostlar…

 

21 Mart 2025, Alper Akçam

SARAÇHANE2.jpg

Nevruz, Barış, Kardeşlik ve Berekettir

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
Reklam Engelleyicisi Tespit Edildi

Sitemize katkıda bulunmak için lütfen reklam engelleyicinizi devredışı bırakın.