Toplantıda ana gündem maddelerinin hükümetin hayat pahalılığıyla mücadelesini bir başka bahara ertelemesi, çift haneli enflasyonun önümüzdeki yıllarda da süreceği yönündeki açıklamaları olduğunu söyleyen Öztrak, ” Kamu çalışanları ve emeklilerin toplu sözleşme görüşmeleri, artan kiralar ve fiyat artışlarına yetişemeyen ücretler de yine başka önemli bir gündem maddemizdi.
Yaklaşan yerel seçimlere yapılacak hazırlıklarla, parti içindeki kongre süreçleri de kurulumuzun önemli gündem maddelerinden biriydi. Fırtına, doğa şartlarının bir sonucudur. Akıl ise hava fırtına toplarken onu görmek ve tedbir almak için bize verilmiş bir armağandır. Devlet yönetimine talep olanlar da sorunları önceden görmek ve tedbir almak için akıllarını kullanabildikleri ölçüde milletimizin refahını arttırabilirler. Bugün ülkemizde yaklaşan fırtınalara karşı zamanında önlem almayan bırakın önlem almayı rüzgara karşı tüküren, vatandaşım değil yandaşım diyen bir hükümet iş başındadır.
Bu yüzden de dünyada yağmur yağıyor, bizde sel oluyor. Dünyada güneş çıkıyor, bizde çöl oluyor. Fatura her zaman dar ve sabit gelirli yurttaşlarımıza kesiliyor. Bu hükümet, vatandaşımızı aşağı mahallede talkını veriyor. Kendileri yukarı mahallede yandaşlarıyla birlikte salkımı yutuyor. Bundan 12 yıl önce hükümet bölgenin barış yanlısı, güvenilir ülkesi olmak yerine Emevi camiisinde namaz kılma hevesiyle Suriye’deki iç savaşa taraf oldu.
“Türkiye ekonomisi, dünyada en kırılgan ekonomiler listesinde ilk 5’te”
Yaptıkları hatanın bedelini ülkenin sırtına binen milyonlarca sığınmacı, milletin sırtına binen on milyarlarca dolarlık faturayla ödedik. Bundan 10 yıl önce Amerikan Merkez Bankası dolar basmayı yavaşlatacağını açıkladı. Hükümet bunu öngöremedi. Ekonomiyi takip etmedi. Türkiye ekonomisi trübilansa girdi ve dünyada en kırılgan listesinde ilk 5’e yerleşti.” dedi.
“Dünyada fiyatlar azalıyor, bizde artıyor”
Hükümetin yaptığı hataların faturasını milletin hayat pahalılığı ve işsizlik olarak ödediğini söyleyen Öztrak, şöyle devam etti:
” Dünyada gıda fiyatları sıçradı. Sonra yüzde 22 oranında hemen ardından düştü. Bizde ise dünyada fiyatlar düşerken, gıda fiyatları yüzde 94 arttı. Hükümet tarımda yıllardır ‘üretimi bırak, ithalata bak’ stratejisi izlemişti. Bunun faturası yine bizim vatandaşımıza çıktı, çıkıyor. Bundan bir yıl önce geçtiğimiz yılın haziran ayında; dünyada petrolün varili 100 dolara yükseldi. Bugün ise 86 dolara kadar düştü. Yani dünyada ham petrol fiyatları son bir yılda yüzde 13 geriledi. Bizde ise mazotun pompa fiyatı seçimden sonraki 3 ayda yüzde 106 arttı. Dünyada fiyatlar azalıyor, bizde artıyor. Bizde işler dünyadakinin tersine giderken hükümetin başı ‘dışarıda da böyle, biz ne yapalım’ diye bahaneler üretiyor. ‘Bize dışardan saldıranlar var, bizi çekemeyenler var’ demeye devam ediyor. Millete yalan söylemeyi sürdürüyor. 2021’in Ağustos ayında Erdoğan, ‘Bundan böyle enflasyonun daha yukarı çıkması mümkün değil. Zira faiz oranlarında düşüşe geçiyoruz’ demişti. Talimatla başlayan faiz indiriminin sonunda enflasyon azdı. Faizlerde başladığı yere geri döndü.
Elimizde kala kala rekorlar kıran enflasyon kaldo. Erdoğan’ın söyledikleri yine yalan çıktı. Erdoğan 2022 yılının sonunda da ‘herkes enflasyon hesabını 2023’te yüzde 20’ler seviyesine göre yapsın’ dedi. Amerika Birleşik Devletleri’nden ithal ettiği merkez bankası başkanı geçtiğimiz ay, bu yılın sonunda enflasyonun yüzde 58 olacağını ilan ediverdi. Erdoğan’ın sözleri bir kere daha yalan çıtkı. Bunların hiçbir dediklerine inanılmayacağı, söylediklerine güvenilmeyeceği ortada. ‘Dolar alan yaya kalır’ dediler almayan yaya kaldı. ‘Dış ticaret açığı kapanacak’ dediler, açık katlandı. Cari açık düşecek dediler rekor kırdı.
“Erdoğan daha önce ‘seçimi kaybedeğimi bilsem yapmam’ dediği ne varsa yaptı”
Erdoğan daha geçen hafta ‘ Asla ödün vermediğimiz iki husus vardır; bunlardan biri, istihdamdır. Diğeri büyümedir’ dedi. Ertesinde TÜİK işsizlik rakamlarını açıkladı. Gerçek işsiz sayısı bir ayda 660 bin kişi arttı. 9 milyonun üzerine çıktı. Ülkemizdeki işssiz sayısı, yeryüzündeki 100 ülkenin nüfusunu aştı. bu söylediği de yalan oldu. Erdoğan seçimden önce ‘Ekonomi iyi, şahlanıyoruz’ diyordu. Seçimi kazanmak için de daha önce ‘seçimi kaybedeceğimi bilsem yapmam’ dediği Ne varsa yaptı…”
Ayrıntılar geliyor.