Getting your Trinity Audio player ready... |
Kararlı olduğumuz
Her gün göz önüne koyduğumuz
Arada akıl danıştığımız
Vizyon tahtalarımız bir, bir kırıldı
Hatta direncimizde
Hatta hayata
Hatta Aşk’a
Yaşamaya da…
Eksik kalanlarımızla.
Artık kılıç sallamıyoruz rastgele ortalığa
Kim tutarsa, kimi biçerse
Efelenmek benim neyime
Ateşim cürümümü yakar
Cürümümse bedenimi
Bedenimi yüreğim
Yüreğimse dilimi,
Ben de artık demiyorum zaten
Bende artık şu saatten sonra
Diyorum zaten BELKİ
Neye belki?
Neden bilmiyorum!
Artık ucuz kahramanlık hikâyelerinin figüranı değilim
Artık büyük aşk romanlarının tapılacak kadını da değilim
Belki de pamuk prensesin cadı annesi
Kralı kandıran kötü kraliçe.
Dili pelesenk, hatta kekeme,
Avam bir kadın
Aman tanrım!
Kendimi neye benzetiyorum ben!
Sahi neyimi kaybettim bu ara
Umut yolcularım gemilerimi mi kaçırdı
Gönül limanlarında
Keçiler başımda da.
Aklım bir tuhaf seranomi de
Kim ne derse desin eskiden olduğu gibi
Yok, artık, peki.
Artık belki…
Ya da hep belki şu insan kıramayan kalp
Seni her defasında bölüyor, kırıyor.
Farkında değilsin hâlâ
Tükeneceksin bu hal ve vaziyette
Kop artık kendi yakandan
Başından geçmez her filmdeki senaryo,
Artık iyi adam oldu Nuri ALÇO
Sal kendini bahara
İSTANBUL’a
Baştan kestirip atma
Ayaktan kestirip at
Anlarsın ayak oyunlarını.
Eninde sonunda…
Çıban bakışlıları da, engerekleri de.
Kafasının içinde tilki dolaştıranları da
Bir zamanlar doğru bir Aşk’da vardı
Ama o siyah-beyaz filmlerde kaldı
Gençlikte vardı
Ve sen her duygunun dibine vururdun!
Şimdilerde olduğu gibi, belki.
Saklamazdın kendini pekiilerin bitti.
Hayırlarında, hayrını görmedin
Artık çalan şarkıdaki o kadın sen değilsin!
Rıhtımda boynu bükük mendil sallayanda
Büyüdün sen ama yürüdüğün yollar hep ayniydi
Suçlu belki de yollardı, yıllar değil!
Yollarda bazen bir son yoktu.
Yarım kalan hikâyeler gibi
Ya da sonu baştan belli olan masallara benzerdi
Öykülerin!
”Bazılarını yüce Rab yazar,
Bazılarını da sen oldururdun.
Aşktan korkmaz,
Sonu olmasa da sen uydururdun!
Bundan sonra hep belki”
Ayla Gürel