1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İstatistikler mini eteğe benzer!

İstatistikler mini eteğe benzer!

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Getting your Trinity Audio player ready...

 

Çok şey gösteriyor gibi görünür ama #Meraklısına;
Görmek istediğinizi asla göstermez.
Hele ki bu dönemde!
Ülkemiz nüfusunun artık yüzde 92’si il ve ilçelerde yaşıyor.
Evet.
Kapitalist düzenin ara eleman ihtiyacını karşılaması için yapılan teşvikler sonucu,
insanlar kentlere göçtüler.
Ne var ki;
Varsılların kapitalist sistemin amacı seni geliştirmek olmadığından;
Sadece kentlerde yaşamak kitleleri “#Şehirli” yapmadı.
İnsanların çoğu kentlerde yaşayan taşralılar -bir ayağı hala köylerde,
yarı köylü- olarak hayatlarına devam ediyorlar.
Kültürel ve sosyal olarak şehirlileşmek bir anda olacak şey değil.
Uzun yıllar alacak,
çok da sancılı bir süreç.
Eğer oligarşik kapitalist düzenin gittiği ve bizim için istediği yol,
bizim için de zorunlu istikametse,
bu günden görüldüğü gibi büyük acıların çekileceği öngörülebilir…
Bireylerin yalnızlığından söz ediyoruz!
Her şeyden önce insanlar gittikçe yalnızlaşıyor.
Önce inanç kardeşliği (Cemaatler)tarikatlar), sömürüsü,
sonra coğrafi yakınlıktan doğan kardeşlik (köy, kasaba,
hemşehri dernekleri) sömürüsü ve nihayet kan bağına dayalı kardeşlik (aile/akrabalık) sömürüsüyle tüm bağları çözülmekte ve yalnızlaşma her yanımızı sarmakta…
Bireyler;
Yapayalnız kalınca “Uzlaşma” değil “sözleşme” arayacatır.
Yerle bir edilen,
artık esamesi bile okunmayan #Hukuk çok daha önemli hale gelecek,
çünkü bireyleri -bazen meşru bazen gayri meşru yöntemlerle- koruyacak ve besleyecek hiç bir şey kalmamış olacaktır…
Yıllar önce;
İlk okula kitaplarında;
ülkemiz nüfusunun %80’i köylerde yaşar,
tarım ve hayvancılıkla uğraşır denirdi…
Şimdi bu oran sadece %6 olmuş.
Her konuda olduğu gibi;
Tarımda dışarıya muhtaç hale gelmişiz.
Buğday üretiminde dünya da ikinci sırada iken ithal eder durumdayız.
Üretim bitme noktasında.
Hayvancılıkta;
Dışarıdan şarbonlu et alır duruma düşmüşüz.
Bu çok büyük bir alt üst olmadır.
Bu durumda sosyal/toplumsal problemlerin,
olayların meydana gelmemesi olanaksızdır…
Nitekim doğal olarak bunların sancıları yaşanmaya başlandı bile.
Kentli olmak ‘medeni olmak demek’ değildir.
Süreç içerisinde elbette ki bu da olacak ama uzun bir süreç alacağa benziyor.
İşte o zaman;
Şehirlerimiz daha yaşanabilir olacak,
alt yapısı tamamlanacak,
mimari açıdan da güzelleşecek,
çevre bilinci artacak,
kültür ve sanata ilgi çoğalacak,
estetik değerler önem kazanacaktır…
Sahi;
Bizim kuşağımız neden görmesin?
Enseyi karartmıyoruz.
İnanıyorum biz de göreceğiz.
En çok da gelecek nesillerin mutlaka yaşayacağına inanıyorum…
Şiir Sevdanın Militanıdır!
Aşk Örgütlenmektir!
Şiir:
Mevlana Celaleddin Rumi
Yorum:
Atilla YÜCEAK
Görsel Sanatçı:
Feryal HİVRON
Bağlama Ustası:
Ufuk KARTAL
Dinleyelim mi!

İstatistikler mini eteğe benzer!

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Advert
Advert
Giriş Yap

Sol Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
Reklam Engelleyicisi Tespit Edildi

Sitemize katkıda bulunmak için lütfen reklam engelleyicinizi devredışı bırakın.