REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Sol Medya

Ayasofya gündemi temelinden muhalefet yaklaşımı 

Ayasofya gündemi temelinden muhalefet yaklaşımı 
Başar ERGÜN
Başar ERGÜN( arteseni53@gmail.com )
245
13 Temmuz 2020 - 18:24

 

Ülkemizde uzunca bir süredir siyaset, iktidar ve muhalefet açısından belirli söylemsel oyun alanlarında sıkışmış olarak sürüyor. Son yıllara kadar iktidar bu alan paylaşımında büyük parçayı almış olmanın güveni içinde siyasetini sürdürdü.

Ancak esnafın, emeklinin, asgari ücretlinin, işsizin, öğrencinin yaşadığı ekonomik sorunlar, alan dengesini iktidar aleyhine muhalefet lehine bozmaya başladı. Evet – Hayır referandumunda büyük-şehirlerde hayırların önde çıkması, yerel seçimlerde muhalefetin büyükşehirleri kazanması bunun göstergesi oldu.

İktidar; ekonomiyi, vatandaşların yaşam zorluklarını gündem dışına çıkartıp alanını eski geniş günlerine çekmeye çalışıyor gibi görünüyor. İktidar kendi alanında bulunan kitleyi (ekonomik sorunlardan kaynaklı dezavantajlarını azaltarak) coşturan, yüreklendiren, bir arada tutan söylemlerini ve eylemlerini net bir biçimde gerçekleştiriyor.

Muhalefet de sürekli bir biçimde iktidarın ataklarına karşılık gösterdiği reflekslerle kendi alanında bulunan kitleyi bir arada tutmakla yetindi. Vatandaşların yaşadığı geçim sıkıntıları iktidarın alanındaki kitleyi bir miktar çözülmeye sürükleyince muhalefet de bu durumdan faydalanmak üzere kendi alanındaki kitlenin asla öbür tarafa gitmeyeceğine olan inancıyla söylemlerini yumuşatarak bazen hiç tepki vermeyerek iktidarın alanındaki kitlenin coşkunluğunu, bir arada durma iradesini hafifletmeye çalışıyor. Buna karşılık da iktidar, muhalefeti sertleştirmek üzere daha kararlı adımlar atma hamlesine girişiyor.

Ayasofya tartışmaları temelinde medya gücünü elinde bulunduran iktidar, muhalefet sessiz kalmaya çalışsa da istediği karşıtlığı az ya da çok yaratmayı başarıyor. Konuyu duygusal açıdan; dış mihraklar bize karışamaz, bizim egemenlik hakkımıza müdahale kabul edilemez, tarihimize ve inancımıza saygı argümanlarına çevirip sıkıştırıyor.

Siyasi parti, STK, dernek, vakıf, sendika, oda, aydın birey olarak bizlere düşen ise kendi alanımızı kenetlemek yönlü açıklamalarda bulunmak olmamalıdır. Çünkü bu durum büyük alanı kapatan iktidar için geçerlidir belki ama küçük alanı kapatabilmiş muhalefet için yeterli değildir.

Konunun vatandaşlara karşıtlık yaratmadan özü anlatılabilmelidir. Yapılmaya çalışılan Fatih Sultan Mehmet – Mustafa Kemal Atatürk üzerinden tartışmaların anlamsızlığı, bu ülkede kimsenin Fatih Sultan Mehmet’e düşman olmadığı, kimsenin camiye karşı olmadığı, medyaya yansıdığı kadarıyla Papa da dahil kimsenin Ayasofya’nın kilise olması talebinin olmadığı, 1500 yıllık bir yapının müze olarak insanlığa hizmeti, Türkiye’nin en çok gezilen müzesi olarak kazandırdığı döviz, saygınlık ve turizm reklamının boyutu, içindeki İslam ve Hıristiyanlık ile ilgili sembollerin aynı mabette yer almasının dünyada örneği olmadığı, bizden olan olmayan kutsallara saygımızın yaşayan bir simgesi olduğu uygun bir dille bu ülkenin aydınlarınca anlatılabilmesi gerekir.

Muhalefetin; Fatih Sultan Mehmet – Mustafa Kemal Atatürk, muhafazakar – laik şeklinde karşı karşıya getirilme durumlarını iktidarın hamle yapmasını beklemeden aşacağı argümanları geliştirip dillendirmesi gerektiği ortadadır. Aydınlar belirlenip, medyada yer almaları sağlanarak söylemler dillendirilmeli ve gündem yapılmalıdır. Genel Başkan, MYK üyeleri, milletvekillerine düşen ise; milletimiz kavga istemiyor, milletimiz temel sorunlarıyla ilgilenilsin istiyor, milletimiz kavgadan bıktı tarzı, genele hitap eden, geneli kapsayıcı söylemlerle konuşmayı tercih etmesidir.

Dr. Başar ERGÜN

Araştırmacı

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Advert

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.